26 Nisan 2008 Cumartesi

Yazılarımın Devamı

Eskiden olduğu gibi bundan sonrada ,aşağıdaki adresteyim.
http://fenerciler.wordpress.com/ Geçmişte malatya
Saygı ve sevgilerimle.

28 Mart 2008 Cuma

Mustafa Kuşçuoğlu


Get your own Box.net widget and share anywhere!


Kadıköyün merkezi bir yerindeki ofisinde ,senelerdir Malatya sevgisi ile dolu olan insanları buluşturuyor sohbet ediyor yayınları topluyor,yönlendiriyor.
Zaten bu sıcak ilişkisi nedeniyle iş yerine Kuşçuoğlu dergahı deniyor,eskiler yeniler senelerce istanbulda olupta görüşemeyen Malatyalılar dergahta buluşabiliyor rastlaşabiliyor.
Mustafa 1933 malatya doğumlu Malatya meslek lisesini bitirdi lv assubayı olarak görev yaptı1988
emekli oldu.
Çok sayıda dergi ve gazetelerde yazıları ve şiirleri yayımlandı Türkiye ilim ve edebiyat eserleri üyesi Evliya çelebiden Malatya; Şiirllerde Malatya isimli iki eseri yayımlandı.
aşağıdaki Öyle bir isimli şiiri bestelendi.Beste Hasan Öztürk tarafından yapıldı.

Şu gönül dergahı öylebir yerki,
Birer dervişandır yolcular sanki...

Açılır beş vakit eller duaya,
Gönül Kanatlanır yüce Mevla ya...

Titreyen yüreğe gelince ferman,
Erişir bilcümle dertler derman...

Hırkadaki yama ipek şal olur,
Kuru ekmek bu sofrada bal olur...

Ağlayan buluttan akan göz yaşı,
Susamış toprağa olur can aşı...

Ey derviş dergaha bir sada sunda
ruhun dalgalansın gül kokusunda...

Bilseydi fermanın hükmü biterdi
Bülbülün çilesi,dervişin derdi...

14 Şubat 2008 Perşembe

Malatyalı Yüksel Özkasap


1960 lıyılların başıydı ,o tarihlerde Malatya İsmetpaşa Parkında aile bahçesi vardı yerli sanatçılarda orada sahne alırdı.Yüksel özkasap isminde genç ve yepyeni birsesin aile bahçesinde okuduğunu söylediler değişik ses ve uslubu ile halkın ilgisini çekmeye başlamıştı.kısa zamanda şöhret olmuştu.Bir zaman sonra Almanya ya gitti dediler.
Daha sonraları Köln de sesini duyurmaya başladı Malatya Bülbülüydü artık Köln Bülbülü olmuştu.
İnternette dolaşırken Malatya Beni Unutma Başlıklı Bestesi olduğunu gördüm.O da Malatyayı unutmamıştı ve adına beste yapmıştı.Yurt dışında yaşasa bile o bir Malatyalıydı.

27 Ocak 2008 Pazar

MALATYA ŞİİR ADNAN IŞIK


Fot:2007 istanbul
ADNAN IŞIK Şahin Karacabeyle











Malatya

Şimdi nerde o şehir, o yeşillik, o bahçe?

Gölgelere aşina ergi bürgü sokaklar

Hani nerde Gaysıya “mişmiş” diyen ihtiyar?

“Samud”“Anuh” nerede? Şimdi nerde o lehçe?


Yeşildi memleketim, her mevsim perde perde,

“Güz’ nerede? “Bıldır” dan gar kalırdı kuyuda,

“Hayfene” unutuldu, nerde “pıtpıt”“marhuta”?

“Pilo”“küfte” nerede? “Bibi”“ami” nerede?


Suya dökülen dallar, dere nerde ah şimdi

Binbir çeşit güllerle “havlu” nerede kaldı?

suyu çeken çıyrığın sesi mazide kaldı

Kuzu meler, kuş öter, nerde o bağlar şimdi?


Asfalt yol, beton evler, araba binbir çeşit

Nerde “payton” nerde at, bulgur’a dam nerede?

Ruhumuz serinlerdi, değirmanlar nerede?

Söyleyen beri gelsin, Mısri’den iki beyit.


Düzen bitişik imiş gata verdik arsayı,

Parsayı eller aldı.sıkıştık iki göze

Dorğusundan vazgeçtik, hasretim ergi söze,

Kıbtı soylu kesilmiş ara, beğ nen ağayı.


Kurnada “kol gibi su”, nerde hamam “halveti”

Sıhhi banyolar çıktı, kürün külhan nerede?

Kınalıydı koyunlar, “Masad” kurban nerede?

Nerde diz boyu gar’ın, yağmurun bereketi?


Mecidiye hesabı saf gümüştendi para,

Hani nacar, hani köşger, ganere nerde kaldı?

Dorğu dartan satıcı, ayda yıldızda galdı,

Nerde “Şeytan pazarı”, gabaralı gundura?


Obizim dünyamız dı buda sizin dünyanız

“Hasan dayı” nerede, “Hadce bacı” nerede?

Kaçak tütün nerede, kavlı çakmak nerede?

Bizimki bize kalsın, sizin olsun dünyanız.


“Sarı kurdelem sarı”kırık plakta kaldı.

“Komşu komşuya muhtaç” o da kitabda kaldı.

Bekle Adnan’ım bekle, mihr-i varak’tan vefa,

Nerde dost, nerde yaran, ıhvan nerede kaldı,

Adnan IŞIK

7 Ocak 2008 Pazartesi

Eski bir Malatya Masalı

Tembelliği ile ünlü bir kadın vardı
Hiç mi hiç ev süpürmezdi,birgün kalktı ev süpürdü,birde ne görsün yerde bir dilim peynir var sevindi
rafa koydu.o da ne bir sıçan gelip peyniri kaptı,kadın sinirlendi süpürgenin sapı ile sıçanın başına vurdu
sıçanın başı yarıldı kanamaya başladı farede sıçrayıp kuyruğunu kadının gözüne soktu.
Olacak gibi değil Kadıya gitmek için anlaştılar,kadının huzuruna çıktılar.
Kadı kadına derdin nedir diye sordu aralarında şöyle konuşma geçti;
-Efendim ben hiç hiç ev süpürmezdim
Kadı:Tembelmişsin karı.
-Birgün kalktım ev süpürdüm.
Kadı:Gayretlenmişsin karı
-Bir dilim peynir buldum.
Kadı:Kısmetindir karı
-Onuda sıçan geldi yedi
Kadı:sıçanın kısmetiymiş karı
_Bende süpürgeyle vurdum başı kanadı
Kadı:Kına yakmışsın Karı
-O da kuyruğunu gözüme soktu
Kadı:sürme çekmiştir karı.
Bukadar kadı efendi diyince
-Beraat diyerek göndermiş
Bu masalı ben 1936/37 lerde dinlemiştim

6 Ocak 2008 Pazar

Malatyalı Şair Yusuf Ercan Kadıoğlu



1922 Yılında Arguvanın Çavuş köyünde doğdu,İstanbulda yaşıyor


Yalvarış isimli şiiri.

Ulu Tanrım senden bir dileğim var
Aç şu hazinenin kapularını
Bana itimat et hiç kuşkulanma
Teslim et şu mülkün tapularını

İzin verde güzel taksim edeyim
Müsaade et her tarafa gideyim
Herkesin olmayan mülkü neyleyim
Yapsınlar içine yapılarını.

Birine az birine çok vermeyem
Güçsüzlerin günahına girmeyem
Hepsi senin kulun,ayrı görmeyem
Bir gözle göreyim hepilerini.

Razı olmayanı sana getirem
Ver elime fermen işin bitirem
Kaf dağının arkasına götürem
Açmaya kimsenin kapularını.

Yusuf kadıoğlu dünya düzensiz
Çalarlar çırparlar senden izinsiz
Ölçerler biçerlerhaksız mizansız
Ezerler Mazlumun tepelerini.

Günümüzde Malatya şiirleri isimli eserden